Bugün : 30 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 21 Mayıs 2012

21:57 Taziye     |      18:45 Ankara MTTB'den "Muhteşem" tiyatro     |      13:22 Metin'in hesabını soracak güçteydik!     |      01:01 Akıncılar MTTB'den neden ayrılmıştı?     |      01:00 İslamcıların Hikayesi     |      22:48 Yeni Genel Başkan: Salih Turhan     |      20:27 Milli Gençlik Vakfı ne güzeldi!     |      12:33 Çanakkale Ruhu Ankara’da Şahlandı!!!     |      11:49 MTTB: 'Kanlı Pazar'dan ders aldık!     |      14:34 Ankara'da İsrail Büyükelçiliği Önünde Toplanıyoruz!     |     

 
 
‘Akıncı’nın yazılmayan tarihi
 
 
12 Eylül 1980 ihtilâli sonrası Akıncı olmaktan tutuklanarak cezaevine giren Halis Özdemir, kardeşin kardeşe kırdırıldığı 1980 öncesi dönemde Akıncıların olayların dışında kaldığını, buna rağmen büyük sıkıntılar çektiklerini söylüyor.

09/04/2008

Halis Özdemir, “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı” adlı kitabında yakın tarihe ışık tutuyor

‘Akıncı’nın yazılmayan tarihi

12 Eylül 1980 ihtilâli sonrası Akıncı olmaktan tutuklanarak cezaevine giren Halis Özdemir, kardeşin kardeşe kırdırıldığı 1980 öncesi dönemde Akıncıların olayların dışında kaldığını, buna rağmen büyük sıkıntılar çektiklerini söylüyor.

“Mevcut anarşik ortamdan, gerek kendilerini, gerekse gençleri kurtarmak, maddi ve manevi yönlerden üstün meziyetli bir gençlik yetişmesine yardımcı olmak ve bu yönde çalışmalar yapmak” düşüncesiyle 1975’te kurulan Akıncılar Derneği, ülkemizde oynanan kardeş kavgasının içine çekilmek istenmişti. Akıncılar kimlerdi, neler yapmışlardı, ne gibi sıkıntılar çekmişti? Bu soruların cevabını arayabileceğimiz kitaplar bugüne kadar yazılmadı. Halis Özdemir, 25 yıl sonra döneme ışık tutan “Mamak Zindanlarında Bir Akıncı”da kitabı neden yazmak zorunda kaldığını şöyle anlatıyor: “1990 sonrası Milli Görüş’le tanışan ya da 1980’den sonra dünyaya gelen yeni nesil kendi yakın tarihlerini ve bu tarihlerdeki mücadeleleri bilmiyorlar ve hatta kimileri Milli Görüş’ü neredeyse 1980’den sonra başlayan bir çalışma olarak algılıyorlar. Oysa bir yakın tarihimiz var. Birikimlerimiz, emeklerimiz, hatalarımız, sevaplarımız var. Ve ben de bu tarih içinde, ön saflarda bulunmuş bir genç olarak gördüğüm gerçekleri yazmaya kendimi mecbur hissettim.”
Dönemi anlamaya yardımcı olabilecek bilgi ve hatıraların yer aldığı kitapta Halis Özdemir’in dönemin iyi okunması için verdiği ipuçları var: “Kitapta sıralanmış olaylara yüzeysel bir bakışla bakıldığında gençlerle emniyet güçleri arasında geçmiş vakıalarmış gibi görmek mümkündür. Ancak, bu yaşananlar gençlerle emniyet güçleri ya da askerler arasında olmuş bir olaylar zinciri değildir. Aslında derinlemesine ve yaşanan olayların arka planına bakıldığında onların da ötesinde başka ellerin ve odakların bu olayları tezgâhladıklarını görmek mümkündür.”
Halis Özdemir hatırat çalışmasını dört bölümde ele alıyor. İlk bölümde 12 Eylül ihtilâlinin sıcak günlerini ve kitaba da konu olan Mamak zindanlarında kendi yaşadıklarını anlatıyor. İkinci bölümde, Mamak’tan tahliye olduktan sonraki “gerçek hayat” içindeki yürüyüşünü okurla paylaşıyor. Üçüncü bölümde ise hiçbir olayın tek başına, bağımsız bir şekilde bir anlamı olmadığı gerçeğinden hareketle birinci ve ikinci bölümde yazdığı olayların aslında birbirinden bağımsız olmadığını, her birinin bir arka planı olduğunu vurgulamak için şahitlik ettiği ve içinde bulunduğu olayları açıklıyor.  Dördüncü bölümde 12 Eylül’e gelen kadar içinde bulunduğu hizmet organizasyonlarını değerlendiren Halis Özdemir, ülkemizin hangi badirelerden geçtiğini vurgularken, gençliğe neler kaybettirildiğinin de özellikle altını çiziyor.  Halis Özdemir, 12 Eylül 1980 ihtilâli sonrası Akıncı olmaktan tutuklanarak Mamak Askeri Ceza ve Tutuk Evi’nde yattı. 18 aylık tutukluluğunun 40 gününü hücrede geçirdi. Dönemi kitapta Şafak Tavkul’un çizgilerinden izlemek de mümkün.
“Mamak Zindanlarında Bir Akıncı”nın yayıncısı YADA (Yayın Dağıtım A.Ş.) çok geniş yelpazede yayın faaliyetleri yapmayı planlıyor. Özellikle Milli Görüş Hareketi’nin içinde veya periferisinde bulunan kişi ve kuruluşlara yönelik özel çalışmaları da yayınlama çabası içinde olan yayınevi, Akıncıların tarihi açısından yazılmış ilk kitabı okuyucuya ulaştırarak hedeflerinin büyük olduğunu da ortaya koyuyor.
Tel: 0212 567 38 49

Kafeste 24 saat
Kafeste 24 saate yakın kaldım. Sabah çorba tabaklarını getirmek için, tutuklulardan birkaç kişiyi çağırdılar. Tabaklar kafese getirildi. Tuvalet lavabolarının altında hiç yıkanmadan  tutulan ve herkese kullandırılan bu tabaklar ve yine aynı yerde aynı şartlar altında bulundurulan tahta kaşıklarla çorbayı yememiz emredildi. Kafeste bulunan tutukluların hemen hepsi de benim gibi takatsiz, benizleri son derece solgun ve bitkin görünüyorlardı. Tutuklulardan birisi getirilen çorbayı getirilen tabak ve kaşıkla yemeyi reddedince, görevliler tarafından kafesten çıkarılarak ayakta duramayacak hale getirilinceye kadar dövüldü.

Suçsuz olabilirsin ama tutuklanman emredildi!
Kırk gün kaldığım hücreden çıkarılıp savcının önüne getirildiğimde, savcı Enis Karakış da sorgucular gibi benden sürekli Akıncılar ile Milli Selamet Partisi arasında bağ kurmamı ve Akıncıların tertiplediği kampların silahlı kamplar olduğunu kabullenmemi istemiş, benim onun istediği gibi bir cevabı vermeyeceğimi anlayınca da: “Seni şimdi bir nolu mahkemeye sevk ediyorum” dedi. Savcıya tutuklanıp tutuklanmayacağımı sordum. Mahkeme karar verir dedi ve ekledi: “Bunları silahlı kampları kurarken düşünecektin” (…) Hâkim dosyayı aldı, gözlüklerini taktı, dosyaya şöyle bir göz gezdirdi. Zaman zaman dosyadan gözlerini ayırıyor, bana merhamet hisleriyle bakıyordu. Dosyayı masaya koydu ve bana dönerek: “Evladım” dedi, “Sen devlet aleyhine bir faaliyette bulundun mu? Anarşiye katıldın mı?” “Hakim bey! Ben vatanperver bir gencim. Ne ben, ne de mensubu olduğum Akıncılar Teşkilatı Türkiye’de oynanan kardeş kavgasının tarafı olmadık. Bunun vatan evlatlarını birbirine kırdırmaktan başka bir şey olmadığına inanıyorum ve bu inançla ne ben ne de mensubu olduğum Akıncılar Teşkilatı silahlı-silahsız hiçbir eylemin içinde olmadık. Bu sebeple ben beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedim. Bunun üzerine hâkim bana tekrar dikkatlice ve şefkat dolu gözlerle bakarak: “Evladım, savcılık senin tutuklanmanı talep ediyor, bu talebi yerine getirmek durumundayım. Sen suçlu birine benzemiyorsun, adalete güven. Dilerim tez zamanda hürriyetine kavuşursun.” Katibe dönerek tutuklanmamın vicahiye çevrilmesi şeklinde kararını kaydettirdi.  Daktilonun salonda çıkardığı sesler beynimin derinliklerinde balyoz vurur gibi zonkluyordu. Beynim dönmüş, zihnim bulanmış olarak mahkeme salonundan çıktık”

Millî Gazete

 

985

Yorum Ekle

Yazdır

YORUMLAR

BU KATEGORİDEKİ DİĞERLERİ

n

05/09/2011 - 13:22 Metin'in hesabını soracak güçteydik!

n

01/09/2011 - 01:01 Akıncılar MTTB'den neden ayrılmıştı?

n

01/09/2011 - 01:00 İslamcıların Hikayesi

n

25/02/2010 - 10:04 Fatih Akıncıları Şehadet Gecesi düzenledi!

n

06/06/2009 - 12:27 Tevfik Rıza Çavuşoğlu

n

02/06/2009 - 10:07 Akıncılar, Kurtulmuş`la buluştu.

n

19/05/2009 - 21:41 Akıncı ve Akıncılar Dergisi

n

12/05/2009 - 19:37 Fatih Akıncıları yeniden sahnede

n

06/05/2009 - 11:14 Akıncılar Hareketi

n

24/02/2009 - 20:35 Herkes "Metin" Oldu! (FOTO)

n

23/02/2009 - 14:12 Akıncılar Derneği tanıtım videosu yayınlandı

n

02/02/2009 - 13:01 Müslüman Gençliğe yapılan saldırılar protesto edildi

n

21/01/2009 - 19:47 Akıncı Gençlik Marşı

n

10/12/2008 - 11:36 Hazır Ol !

n

09/12/2008 - 20:55 Zindandaki Akıncılardan Mektup

n

09/12/2008 - 12:42 Esaret/Zindandaki Akıncıdan Mektup

n

14/10/2008 - 12:48 "Kalır Dudaklarda Şarkımız Bizim"

n

15/09/2008 - 14:39 Darbenin vurduğu Akıncılar...

n

24/08/2008 - 18:22 AK-Liseli

n

02/08/2008 - 16:52 Akıncılık Sorumluluk İster!...

n

11/04/2008 - 10:36 6 Eylül Konya Kudüs'ü Kurtarma Mitingi

n

09/04/2008 - 05:53 ‘Akıncı’nın yazılmayan tarihi

n

17/03/2008 - 02:07 Tevfik Rıza Çavuş ve Akıncılar

n

17/03/2008 - 01:40 Dünya Müslümanlarıyla dayanışma mitingi/1 Nisan 1979 Sakarya

n

17/03/2008 - 01:35 24 Kasim 1979 Kayseri Mitingi

n

16/03/2008 - 07:27 Eryürekli Yiğit Akıncılar

n

16/03/2008 - 07:16 Akıncı Gençlik
 

Hatice Tüfekci
Katledilen Kavramlar
22/03/2010 - 16:35

Kürt Açılımını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Destekliyorum.. Kürtlerle kardeşliğimiz pekişecek
Desteklemiyorum. Bizi ayrıştıracak
Kararsızım
Bilgim yok

Sonuçları Göster