Çocukluk ve gençlik yıllarımız ülkemizin içine düşüriildüğü kardeş kavgaları ile geçmiştir. Güzel ahlâklı olmayı kendisi için en önemli düstur edinmiş maneviyatına bağlı biz Akıncı Gençlerin ülkemizin içine düşürüldüğü kardeş kavgasına...
02/08/2008
Çocukluk ve gençlik yıllarımız ülkemizin içine düşüriildüğü kardeş kavgaları ile geçmiştir. Güzel ahlâklı olmayı kendisi için en önemli düstur edinmiş maneviyatına bağlı biz Akıncı Gençlerin ülkemizin içine düşürüldüğü kardeş kavgasına, ülkemizin bölünmesi provalarına bigane kalmamızı düşünmek mümkün değildi. Onun için ben bir Akıncıydım. Akıncı olmak, kendi medeniyetimizin kaynaklarım anla-maya, bilmeye ve yaşamaya çalışmaktır. Bunu tamamlaya-bilmek için de eğitimimize önem veriyor, fırsat buldukça di-ni sohbetlerden de yararlanmaya çalışıyorduk. Öğrendiklerimizi kendi hayatımızda, aile, arkadaş ve sosyal çevremizde yaşamaya çalışıyorduk. Bize göre giizel ahlâk sahibi olmak, toplumun kötü gidişine dur diyebilmektir. Yoksa güzel ahlâk, suya sabuna dokunmadan bir kenarda durmak değildir. Her şeyin başı, güzel ahlâk demek değil midir? Her zaman öyledir. Biz de bu ideallerle yola çıkmış, milletimize ve bütiin insanlığa barış, hürriyet, adalet, refah ve izzet öneriyorduk. İşte bu yüzden ben bir Akıncıydım, bir Akıncı gençtim!..