İstanbul Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi talebesi Tahir Gören'in başından geçen hadiseyi hatıralarından aktaralım:
«Mektup ve ibriklerimi almak üzere evden ayrıldım. Akademinin kalabalık olduğunu görünce, anarşiden kaçmak için yürüdüm. O sırada 15 kişilik bir grup beni yakaladı. İçeri girerken Altan Balaban isimli hocadan yardım istedim. O da; «Götürün bu iti» dedi. Yine beni götürürlerken uzun boylu, şişman bir Akademi öğretim üyesi (ismini bilmiyorum) «kimdir bu?» dedi:
— Sağcı, dediler.
Aynı öğretim üyesi:
— Götürün bu iti dedi...
O sırada az sağda fötr kasketli ve pardösülü bir zat (sonradan savcı olduğunu öğrendim) : — Ne var ne oluyor, dedi.
Aynı talebeler, hem vurup hem de «sağcıdır» diye söylediler.
Savcı «götürün» dedi. Beni içeriye birlik binasının olduğu yere doğru hem vurarak, hem de söverek götürdüler. Merdivenlerden çıkarken Cahit isminde biri tam göğüs kısmıma bir tekme attı ve küfür etti. İçeride, elimi arkamdan kablo ile bağlayıp beni bir sandalyeye oturttular.
Hem sual yağmuruna tutuyorlar, hem de tekme ve sopalarla rast gele vuruyorlardı... Sonunda gözlerim görmez oldu... Gözlerimi açtığımda aklî dengemi kaybetmiştim. Ölüm tehlikesi içinde olduğumu gören savcı, ilk yardıma götürülmemi söyledi.»
Böylece Akademi idaresinin müsamahası bazı hocaların desteği, hükümetin ilgisizliği yüzünden İDMMA komünistlerin karargâhı haline getirilmişti.
Bu hadiselerden sonra Akademi uzun müddet resmen kapatıldı. Bunun üzerine islâmcı grup bu zaman zarfında toparlanır, hiç bir islâmcı genç tatilde memleketine gitmez. 150–200 kadar genç devamlı çalışma içinde Akademi açılıncaya kadar MTTB'de çalışır. Akademi açıldığı zaman 500 -600 gencin tek vücut olduğunu gören komünistler şaşırır ve ses çıkartamazlar. O günden bugüne kadar İDMMA islâmcı gençliğin hâkimiyetin'de tedrisatına devam etmektedir. İTÜ komünistleri Akademiyi işgal etmek için bir kaç defa teşebbüste bulundularsa da hiç bir netice alamazlar. Bundan sonra da komünistler Akademiyi işgal edemeyeceklerini anlayınca Akademi üzerine ağırlık koymazlar.
Yıldız Akademisi hadisesinde yedi arkadaşımızın 11 ay, bir arkadaşımızın 5 seneye yakın (oda evinde suçsuz olarak yatmalarına karşılık Akademinin komünistlerin karargâhı olmaktan kurtulup, islâmcıların hâkimiyetine girmesi bakımından çok önemlidir.