Bazı alimler, 'İsrail'e karşı askeri mücadeleyi dünya geneline yayın' fetvası verdi.
30/12/2008
İsrail işgal ordusunun Gazze'ye yönelik vahşi saldırısına İslam Dünyası'nın her yerinde tepkiler ve protestolar sürerken, İslam alimlerinden ve düşünürlerinden de Gazze halkının bu savaşta yalnız bırakılmaması çağrıları geliyor.
Suudi Arabistanlı alim Avadh El-Karni, dünyanın her yerindeki İsrail çıkarlarına saldırı düzenlemenin caiz olduğunu söyleyerek, "Gazze'de Filistinlilerin kanı aktığı gibi mutlaka onların da kanı akmalı" dedi.
Yusuf El-Karadavi'nin gözetiminde yayın yapan İslamonline sitesinde yayınlanan fetvasında İsrail ile bağlantılı tüm yerlerin Müslümanların hedefi olması gerektiğini söyleyen El-Karni, İslam ümmetinin tek vücut olduğunu ifade eden hadisi şerifin ancak bu şekilde hayat bulacağını söyledi.
Suudi Arabistanlı alim, işbirlikçilikle suçladığı Arap hükümetlerini katliama göz yummakla suçlayarak, "Arapların sessizliği ve bazı Arap hükümetlerinin bizzat işbirliği olmasaydı Siyonistler bu katliama cesaret edemezdi" şeklinde konuştu.
Suudi Arabistan'ın önde gelen İslami şahsiyetlerinden biri olan Avadh El-Karni, doksanlı yıllarda bir grup akademisyenle birlikte Kral Fahd'a reform taleplerini içeren bir bildiri sunmalarının ardından üniversitedeki görevinden atılarak hapsedilmişti.
Suudi Arabistan'ın bir başka tanınmış alimi Selman El-Avde ise, yayınladığı bildiride Filistinlilerin yalnız bırakılamayacağına dikkat çekerek kınamanı yeterli olmadığını ve pratikte birşeyler yapılması gerektiğini vurguladı.
Moritanyalı Müslüman düşünür Muhammed bin El-Muhtar Eş-Şankıti ise, Gazze'de yaşananlar karşısında ağlamak yerine Siyonistlerle askeri mücadeleyi dünya geneline yayma çağrısında bulundu.
Batı Şeria'da yaşayan Filistinlileri Mahmud Abbas yönetimini derinden sarsacak yeni bir intifadaya davet eden Eş-Şankıti, Müslümanları ambargo kalkıncaya ve Siyonist işgal devletiyle ilişkiler kesilinceye kadar halk gösterileri düzenlemeye çağırdı.
"Siyonizmle mücadeleyi sadece Filistin topraklarıyla sınırlandrımak kanlarımızla yazdıkları oyununun kurallarını kabul etmek ve çizdikleri savaş haritasını onaylamaktır" diyen Moritanyalı düşünür, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Filistinlilerle dünyanın her tarafında onlarla dayanışma halinde olan ve yardımlaşan Arap ve müslümanlar kuralları düşman tarafından belirlenen oyundan vazgeçip savaşı gerçek sahneye taşımalıdırlar, uçsuz bucaksız dünya sahnesine taşımalılar. Ancak böyle geniş bir tedbir alma, gizlenme, kaçma ve düşmana olmadık bir zamanda darbe vurulabilir. Bizi koyun gibi kesen düşmana dünyanın değişik kentlerinde yumuşacık koltuklarında otururken böyle acı tattırılabilir."