Bugün : 30 Cemaziye'l-Ahir 1433 - 21 Mayıs 2012

21:57 Taziye     |      18:45 Ankara MTTB'den "Muhteşem" tiyatro     |      13:22 Metin'in hesabını soracak güçteydik!     |      01:01 Akıncılar MTTB'den neden ayrılmıştı?     |      01:00 İslamcıların Hikayesi     |      22:48 Yeni Genel Başkan: Salih Turhan     |      20:27 Milli Gençlik Vakfı ne güzeldi!     |      12:33 Çanakkale Ruhu Ankara’da Şahlandı!!!     |      11:49 MTTB: 'Kanlı Pazar'dan ders aldık!     |      14:34 Ankara'da İsrail Büyükelçiliği Önünde Toplanıyoruz!     |     

 
 
Hanzala'ya mektup var!
 
 
"Nereden başladı bu kesik dans" diyordu şair Acı şiirinde. Soruyordu ve sorusuna sorular ekliyordu. Ben de bunca alışmışlığımın ve kabul etmişliğimin ardından bu soru ile yüzleştiğim vakit, yanıtlayacak muhataplar aradım kendime. Habil ve Kabil'e mi götürsek bu kör düğümlü yumağın ucunu, Hanzala?*

01/02/2009

Kendimi tanımlama listesinin en başına insanlığımı koyuyor, beni tanımlayan diğer tüm kimlik bilgilerimi siliyorum. Bana öğretilen tüm uluslararası ilişkiler teorilerinin, idealizm ve realizm söylemlerinin analitik bilgilerinden arınıyor ve sana öyle yazıyorum Hanzala. Nedir insan olmakla gurur duyan ademoğlunun kendinden olanla alıp veremediği? Nerede başladı bu kan davası misali kıygı; davalı belli değil, davacı belli değil. Bu zulüm, bu yangın nedendir?

Filistin'in hiç büyümeyen on yaşındaki Hanzala'sı! Hepsi aynı yolun yolcusu insanlar birbirlerine neden bu kadar kolay kıyarlar? Nasıl bir nefret, nasıl bir çıkmaz sokak? Hanzala, sen bilirsin belki... Ne de olsa sen savaş çocuğusun. Biz sapan taşlarını kendimize oyuncak yaptık Hanzala, biz sapan taşlarını kuşlara fırlattık. Yoksa biz de mi acı vermeyi seviyoruz, bilmiyorum. Siz ise taşlarınızı kurşun işlemez tanklara, ellerindeki silahların namlusunu size doğrultmuş askerlere attınız, korkusuzca. Biz oyuncak silahlarla eğlendirdik kendimizi, siz gerçek silahların gölgesinde açtınız gözlerinizi. Biliyorsun değil mi Hanzala, sebepler başka başka...

Hanzala! Filistin'in, yüzünü kimsenin görmediği yalın ayaklı çocuğu... Sen yüzünü dönme bize Hanzala, yine de yüzünü görmeyelim. Dönsen, başını kaldırsan bile bu sefer bizim başlarımız düşer öne, mahcup oluruz. Bak ne dilimizle ne elimizle düzeltebiliyoruzhaksızlığı. Yalnız kalbimizle kınıyoruz, oysa... Hem zannetme ki biz senin yüzüne aşina değiliz. Yüzünü kaç başka yüzde gördük, biz sayamadık ama tarih sakladı. Sen yedi iklim dolaşırsın, biliriz. Bosna-Hersek'te idin bir vakit, gün geldi Kıbrıs'ta, başka zaman Çeçenistan'da, Afganistan'da, Karabağ'da. Dün Irak'ta idin sen ve bugün yine Filistin'desin.

Seni gördüm nice yüzde Hanzala. Çaresiz babalar ve analar gördüm. Bildiğim ve bildiğimi sandığım çok şeyi unuttum. Muhammed Durra babasının arkasına saklanıyordu, İsrail'in kurşunlarından nasibini almamak için, babası ise iki mm'lik bir varilin arkasında. İlk kurşunu ayağından alınca çocuk, babası "dayan evladım" diyordu. "Ben dayanırım babacığım." yanıtı geliyordu, sanki ikinci kurşunun onu karnından yakalayacağını biliyormuş gibi, dizlerini olabildiğince karnına çekmiş Muhammed Durra'dan. Ama dayanamadı Hanzala, sen onu benden daha iyi bilirsin, dayanamazdı yerinde hangi can olsa.

Ben de merak ediyorum Hanzala, en az senin kadar. Dünya toprağı hâlâ kana doymadı mı? Ey seçilmiş(!) milletin vaat edilmiş(!) toprağı sen de mi kanmadın bu kan ve gözyaşı suyuna? Peygamberler vadisi, emanet topraklar, arkadan gelenlerin vefasızlığının diyetini siz ödüyorsunuz, belli. Bilmiyorum Hanzala, bebeklerden ne istiyorlar? Lübnan'da daha on aylık mavi emzikli bebek neden öldürüldü? Hiçbir uluslararası politika teorisi anlatamadı bana bu zulmü. Meşru gösteremedi, okuduğum kitaplarda uzadıkça uzayan, savaşların nedenlerini anlatan metinler.

Senin gibi, ben de sormak istiyorum Hanzala. Ey uluslararası sistemin karar alıcı aktörleri neden susuyorsunuz? Bu sükûtun kaynağı ne? Körpecik bedenlerin, hunharca katledilmesini ikrar mı ediyorsunuz yoksa? Hangi mabetlerde günah çıkarmayı planlıyorsunuz?

Kara bulutlar kapladı Ortadoğu'nun göğünü, görüyorsun değil mi Hanzala? Karanlık en zifiri halini almış. Kara bulutlar geldi, yağmur vakti yakındır. Karanlık çok koyu Hanzala, inanıyoruz, güneşin doğma vakti yakındır...

(*) Hanzala, Filistinli karikatürist Naci Selim El Ali'nin karikatürlerindeki çizgi kahramandır. O hep on yaşındadır bunun nedeni Naci Selim El Ali Filistin'den ayrılmak zorunda kaldığında 10 yaşında olmasıdır. Hanzala kendini şöyle tanımlar; "Ben Hanzala. Babamın adı: Önemli değil. Annemin adı: Nakba (Filistinliler işgalin ardından Filistin topraklarında İsrail Devleti'nin ilan edildiği 15 Mayıs 1948'i Nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar.) Kız kardeşimin adı. Fatıma. Ayakkabı numaram: Bilinmiyor. Çünkü ben hep yalın ayakla dolaşırım."

Zehra Çayıroğlu -Selçuk Üniversitesi / Konya


Üç çocuk, bir yıldız
Pencereden bakıyordu. 'Bugün hava ne kadar güzel böyle' diye söylendi kendi kendine. 'Herhalde bugün doğum günüm olduğu için Tanrı bana her şeyi güzel gösteriyor' diye düşündü. Gökyüzü yıldızlarla doluydu. Kendisine bir yıldız seçti doğum günü çocuğu. En parlak olanı benim olsun dedi. Sonra bugün ona hediye edilen paketleri açmaya koyuldu. Bir taraftan paketleri sevinçle açarken, diğer taraftan da yıldızları seyretmeden önce izlediği televizyona bakıyordu. Uyku saati gelmişti ama bugün doğum günü olduğu için biraz geç yatabilecekti. Televizyonda Filistin diye bir yerde savaş olduğundan bahsediyordu spiker. Bu arada annesi, çocuğun odasına gelmişti. Oğlunun televizyonda izlediklerinden etkilenmemesi için hemen kanalı değiştirdi. Annesinden özür dileyen çocuk, yatağına yattı. Annesinden perdeleri kapatmamasını istedi. ABD semalarındaki en parlak yıldızına bakarak uyumak istiyordu.

....

Her zaman anne ve babasını öperek odasına gider, mutlu bir şekilde uykuya dalardı, ama bugün ne annesini ne de babasını öptü. Asık bir suratla hiç kimseye bir şey demeden odasına gitti. Bugün onun doğum günüydü ve ailesi ilk defa kutlama yapmamıştı. 'Artık beni sevmiyorlar' diye geçirdi içinden. Penceresinden yıldızları ararken annesi de kapıya yaslanarak onu seyrediyordu. Selçuk annesini fark edince hemen yatağına girdi ve yorganı üzerine çekti. Annesi yatağın kenarına sokuldu ve fısıltı halinde konuşmaya başladı. 'Bak yavrum, bugünlerde Filistin'deki kardeşlerimiz acı çekerken bizim kutlama yapmamız doğru olmaz.' Selçuk onu dinlemiyordu bile. Oğlunun üzüldüğünü gören anne konuşmasını sabah devam ettirmeye karar verdi ve odadan sessizce çıkıp gitti. Annesi çıkınca yaptığı hatayı anlayan Selçuk, Filistin'deki savaşın hemen bitmesi için dua etti. Pencereden gökyüzüne baktı ve türkiye semalarındaki en parlak yıldızı kendisine seçerek izlemeye koyuldu.

....

Dışarısı çok soğuktu. Onlar bu soğuğa rağmen sokaktaydı. Osman, yaşadıklarına hiçbir anlam veremiyordu. Babaannesini son günlerde hep ağlarken görüyordu. Anne ve babası da uzun süredir yanlarına gelmiyordu. Gökyüzüne baktı, her yer karanlıktı. Hiçbir şey görünmüyordu. 'Ne kadar kötü bir gece' diye geçirdi içinden. Üşüyen ellerini babaannesinin avuçlarına koydu. Babaannesi bu yumuşak, soğuk dokunuşla irkildi. Torununu sıkı sıkı sardı ve ağlamasına devam etti. Osman için, gelecek nesilleri için endişeleniyordu. Torunu 8 yıl önce bugün dünyaya geldiğinde ne kadar da mutluydu. Bütün ailenin umutları Osman'la beraber yeşermişti. Yıllar sonra umutlarını, oğlunu ve gelinini alan savaş, yaşlı kadını bir başına, bir Osman'ıyla, bırakmıştı. Osman, babaannesinin kucağında gökyüzüne bakıyordu. Bugün onun doğum günüydü ama haberi bile yoktu. Gökteki karanlığın içinden bir yıldızın parladığını gören Osman, mutluluklla gülümsedi. 'Bu yıldız benim olsun' dedi içinden.

Osman'ın yıldızı bir anda kaydı. Selçuk dileğini tuttu. ABD'deki çocuk mutlu sabaha uyanmak için güzel bir uykuya daldı. Sabah ikisi de 8 yaşında olacaklardı. Ama Osman 8. yaşını göremeyecekti. Çünkü bu onun son gecesiydi.

Fatih Altunkaya/Selçuk Üniversitesi

 

792

Yorum Ekle

Yazdır

YORUMLAR

BU KATEGORİDEKİ DİĞERLERİ

n

09/12/2011 - 18:45 Ankara MTTB'den "Muhteşem" tiyatro

n

21/03/2011 - 12:33 Çanakkale Ruhu Ankara’da Şahlandı!!!

n

09/12/2010 - 15:51 Hanzala Karikatürleri Sergisi Açıldı

n

07/12/2009 - 22:47 AGD İstanbul’da yeni bir kültür merkezi açtı

n

12/04/2009 - 11:59 MTTB ve AKINCILAR

n

12/04/2009 - 11:24 Hanzala: MOSSAD'ın Canını Sıkan Çocuk!

n

12/04/2009 - 11:20 "Güneşi Gördüm" Filmi ve Düşündürdükleri

n

12/04/2009 - 11:18 "Namaz Resimleri Sergisi" açılıyor

n

04/04/2009 - 14:14 AGD’den selamı yayma projesi

n

01/04/2009 - 21:14 Kanıyla Filistin'i Çizen Çocuk: Hanzala

n

22/02/2009 - 11:46 Albümü çıkmış haberi yok!

n

01/02/2009 - 20:27 Sadeliğin zaferi: Uzak İhtimal

n

01/02/2009 - 20:10 Hanzala'ya mektup var!

n

04/01/2009 - 23:55 Üstad Cemil Meriç

n

23/12/2008 - 00:31

Kutu kutu pense semazen olup dönse

n

20/12/2008 - 12:51

Hiç bilinmeyen yönleriyle Osmanlı

n

04/12/2008 - 23:00 Anadolu Gençlik Dergisi’nde Hicret ve Fetih

n

01/12/2008 - 02:39 Çağrı filmi tekrar çekiliyor

n

10/11/2008 - 10:08 Nazan Bekiroğlu bu kez "Lâ" dedi

n

09/11/2008 - 20:48 Türk solunun soyağacı ve sözlüğü kitap oldu

n

10/10/2008 - 18:07 Büyük Aliya sempozyumu başlıyor

n

10/10/2008 - 17:26 Yeniden Fetih Gençliğinden Namazla Diriliş Gecesi

n

09/10/2008 - 18:57 Say'ın yeni hedefi YUNUS

n

26/09/2008 - 14:51 FKM 2008-2009 tiyatro sezonunu açıyor

n

26/09/2008 - 14:48 Sarıkamış şehitleri için fikir yarışması

n

24/09/2008 - 10:35 Şifa kaynağı "Çörek Otu"

n

24/09/2008 - 10:29 Hurmanın Faydaları

n

22/08/2008 - 23:03 'Göreme'nin köy olması içime sinmedi'

n

22/08/2008 - 22:53 Katibim şenlikleri bu sene de renkli

n

22/08/2008 - 22:49 Erdem Beyazıt Kütüphanesi açıldı

n

22/08/2008 - 22:48 Bursa'da Bosna'nın suyu akacak!

n

22/08/2008 - 22:46 22 sanatçıdan Türk El Sanatları Sergisi

n

22/08/2008 - 22:39 Putperestler O'na böyle seslenirdi

n

08/04/2008 - 05:50 İskenderiye Kütüphanesi’ne Mesnevi bölümü

n

08/04/2008 - 05:46 Mısır'dan 5 bin Osmanlıca el yazması eser gelecek

n

08/04/2008 - 05:44 Bahira Manastırı Büyük İlgi Çekiyor

n

08/04/2008 - 05:43 Aldatıcı şöhreti değil, gerçek hayatı tercih ettim

n

07/04/2008 - 16:00 BSF'den baharda 10 yeni kurs

n

6/04/2008 - 15:18 Gezen'in almadığı para amatörleri sevindirdi

n

23/02/2008 - 03:31 "Kardelenlerin Kan Rengi Açtığı Gün"
 

Hatice Tüfekci
Katledilen Kavramlar
22/03/2010 - 16:35

Kürt Açılımını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Destekliyorum.. Kürtlerle kardeşliğimiz pekişecek
Desteklemiyorum. Bizi ayrıştıracak
Kararsızım
Bilgim yok

Sonuçları Göster