23 Şubat 2008 de yayın hayatına başlayan Diriliş Nesli, “Şehitlerimize sahip çıkmak ve Şehadet’i anlatmak” için yola çıktı. Diriliş Nesli’nin Şubat ayında yayın hayatına başlaması Şubat’ın “Şehitler Ayı” olmasından dolayı manidardır. Şahadet ten şehadete giden yolun mükemmelleri olan şehitlerin ve şehitliğin yanı sıra, “sıratel müstakim” noktasında Vazgeçilmezleri de anlama, hayata geçirme düsturunu da muhkemiyete kavuşturmayı ilke edinmektedir.
Asrın Calut’ larına zayıf bilekleriyle taş atan küçük mücahitlerin Davut ruhunu edinmesinden, Hüseyin’leri Yezid lerden ayıran şuuru kazanmaya kadar; Direnişin ve doğru yerde, doğru tarafta olmanın ehemmiyetin “Dirilişin” olmazsa olmazı sayarak ilerleyişine devam edecektir.
Kutsala sadık kalınarak kutsallaşmanın en büyük mükâfatı olan ölümsüzlüğün sancaktarı olan Şehitlerin ve kendilerine şehitlik mertebesini kazandıran değerlerin izdüşümünü takiben Diriliş Nesli, bu çerçevede ayrıca araştırmalar tahlil ve değerlendirmelerle de bu yönde gayret sarf etmeyi sürdürecektir.
Hak ve haklılığın fedakâr neferleri olan şehitlerin mücadelenin manevi harcı olmalarının yanı sıra bizler için de istikamette birer ışık oldukları muhakkaktır.
Hakikatte unutulmamaları ve sürekli hatırlarda kalmaları samimiyetimizin hayati ispatıdır.
Mücadelelerin sadık müdavimleri olmanın yolu, her türlü zorluğa göğüs germek, çekilen sıkıntılardan şükre vesileler aramaktan geçmektedir. Ve bunu idealimizin tatlı meyveleri kabul etmek, şehitleri ve şehadeti iyi anlamak noktasında hayati önem arz etmektedir..
Bu vesile ile “Genç inancı ve idealleri uğrunda fedakârlık yapabilendir.” diyen Şehit Adnan Demirtürk ağebeyimizin sözünü hatırlarken, siz aziz kardeşlerimizi takipçimiz olarak görmenin yanında omuz omuza bir mücadelede yol arkadaşları olarak görmekten saadet duyacağımızı ayrıca belirtiriz..
Vesselam…
Bizimle irtibat’a geçebilirsiniz: anadolugenclik@live.com
"Diriliş Nesli'nin Amentüsü-Üstad Sezai Karakoç"
...İslam kültür ve medeniyeti Kuran ve peygamberden gelen İslam ruhundan fışkırmış bir terkiptir. Ab-ı hayat terkibidir. Karanlıklar içinde arayıp bulacaksın O'nu sen, diriliş eri... Hızır'ın olacaksın kendi kendinin. Kendi Hızır'ının eline tutuşturulan bir meşale yapacaksın onu. Bir mumsa, ondan güneşini çıkaracaksın. Medeniyet rönesansını (yeniden doğuşunu) yapacaksın ondan.
Kelimeci, lafızcı olmayacaksın. Kelime ve lafzın hakkını da vererek özcü ve ruhçu olacaksın.
Statik inançlı ve eylemli olmayacaksın. Dinamik olacaksın. Namazın da bir meşale olacak,
orucun da. Zekatın, haccın da dinamik olacak. İslam entelijansiyasını kuracaksın. İslam
sana, et, kemik,deri gibi hatta ciğer, ilik, kalp, beyin olacak, hatta zeka zihin ve ruh olacaktır.
İslamdan çıkarılmış nurdan bir heykel gibi dolaşacaksın arzda. Şimşek ve yıldırımlarınla koruyacaksın nurunu...
Yeniden doğacaksın. Kıyametini yaşayıp yeniden dirileceksin. Azrail'i, İsrafil'i ve Cebrail'i adeta göreceksin.
Yardım edecek onlar sana. Domuza karşı aslan, yılana karşı kartal, baykuşa karşı hüthüt,
kargaya karşı bülbül, eşeğe karşı at olacaksın. Dünyaya, eşyaya yeniden anlamını getireceksin.
O zaman Allah da sana, senin öz anlamını bağışlayacaktır. Hiç kuşkun olmasın...