Saadet Partisi Kongresinde bulundum. spor salonu fazlasıyla sıcak olduğundan ve dışardaki havayı daha rahat gözlemleyebilmek amacıyla, konuşmalardan bazılarını dinledikten sonra vaktimin büyük kısmını lobide, protokol lobisinde ve delegelerle geçirdim. Kulislerde bir ayrışmanın olacağı ve seçim sırasında birden fazla listenin çıkacağı kesinlikle biliniyordu. Bundan dolayıda özellikle delegeler arasında ciddi bir koşuşturma vardı. Bir siyasi partide birden fazla liste çıkabilir hatta çıkmalıdır bu iyi bir şeydir. Ama iş Milli Görüş geleneğine geldiği zaman birden fazla liste çıkmamaması için gereğinden fazla özen gösterilir. İslamcı Gençlik Saadet Partisi kongresinden sonra yaşananlardan rahatsız.
1. Milli Görüş partilerinde sürekli bakan, sürekli milletvekili veya adayı, sürekli belediye başkanı veya adayı, sürekli il başkanlarının aynı olmasından sıkıldık artık. Başarısızlık diye bir şey yok sizin algınızda. 30 defa seçilemesenizde adaylığı kimseye kaptırmıyorsunuz, sonra da ne büyük fedakarlık yaptığınız masalıyla bizi avutmaya kalkıyorsunuz. Yeter artık, defalarca başarısızlığı tatmış insanlar yeniden yeniden aday olmasın.
2. “biz bu davaya kırk yılımızı verdik” masalını bırakın. Bizde verdik ömrümüzün üçte birini. Milyonlarca insan verdi ömürlerini bu davaya. Peki siz, bu dava sayesinde 40 yılda neler kazandınız? Kaç kez bakanlık koltuğu size rezerv edildi kırk yılda? Kaç kez milletvekilliği koltuğu rezerv edildi size? Birde bunların cevabını verin bakalım.
3. Sizlerin bizlere yol vermesi için ölmenizi mi beklememiz gerekiyor? Bizlere diyorsunuz ki “bu davaya hizmet için illede yönetimde yer almak gerekmez”, biz de size söylüyoruz aynısı!
4. Milli Görüş babadan oğula, kıza, damada, geline, aşirete, memleketlisine miras bırakılan bir hareket değildir, olmayacak, oldurmayacağız. Türkiye’de babadan oğula, damada, geline ve bilimum bütün birinci derece akrabalara miras bırakılan bir sürü yapı-hareket var, tarikatlar var.(Esat Hoca cemaatini oğluna miras bıraktı Hakyol cemaati ne hallere düştü, menzil tarikatı babadan oğula, oğuldan toruna tüm cemaatin insan ve mal sermayesi ile geçer durur... ) miras bırakılan bir harekete mensup olmak isteseydik burada zaten olmazdık.
5. Fatih ve Elif Erbakan, sizin yüzünüzden 40 yıldır büyük işler başarmış bu hareketin lideri olan babanıza insanlar yükleniyorlar, haksızlık ediyorlar, böyle bir durumda size düşen her türlü görevden feragat etmek iken bu ısrarınız niye? Sizlerden beklenen feragat ettiğinizi açıklamanızdır. Ama hayır, ısrarla tersini yapıyorsunuz. Sizi daha derinlikli düşünceye davet ediyoruz.
6. Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan biraz susun artık. Bu hareket Şevket Kazanı 27 yaşında Adalet Bakanı yapmıştır. Sıradan bir avukatken, muhtemelen tüm dindar avukatların yaptıkları gibi boşanma davalarından, haciz davalarından ve CMUK davalarından para kazanarak geçim sağlamadan sizi kurtardı. Ama siz bir daha asla bu harekete 27 yaşında birine yol açmadınız, bakan yaptrımadınız? Her zaman çömez muamelesi yaptınız? Hiç empati yapmadınız? Unuttunuz nereden geldiğinizi? Biz unutmadık. Ve Oğuzhan Asiltürk, milli görüşün değişmez iç işleri bakanı. Sizde aynısını yaptınız.
7. Kimsenin Milli Görüş gençliğine bunu yapmaya hakkı yoktur. AK Partiyi kuranları tasfiye ederek rahat ettiniz. Ama bu sefer gitmiyoruz. Biz fethullah gülen müridleri değiliz ki sizin her söylediğinizde bir hikmet arayalım. Biz sorgularız, biz düşünürüz, biz yargılarız. Biz muhakeme ederiz. Biz özgür bireyleriz.
8. Son söz; BU DEVEYİ GÜTMÜYORUZ VE BU DİYARDANDA GİTMİYORUZ.