NELER YAZDIK?

İslamda Kadın

Paylaşmak İsterseniz.

Toplumsal cinsiyet rollerinin ve eşitsizliklerin temelinde genelde dini algıların bulunduğu düşünülmektedir. Bu düşünceye dayanak olarak da toplumdaki dinsel yaşayış örnek gösterilir. Fakat unutulan bir şey var; öncelikle bizim böyle bir yargıya varabilmek için dini yaşayışlardan ziyade dinde geçen yani Kuran ve Sahih Hadislerdeki kurallara bakmamız gerekir. Ne yazık ki çoğumuz dindeki gerçekliklere bakmak yerine toplumdaki çarpık yaşayışlara bakıp yorum yapmayı tercih ediyoruz. Bu yüzden de “İslam’da kadın ikinci plandadır. Kadın sürekli dini ve toplumsal baskı altındadır.” gibi söylemleri haklı görüyor ve hatta savunabiliyoruz.

Gelenekselleşmiş din ile gerçek din arasındaki farkı, gerçek dini bilmediğimiz için ayırt edemez hale geldik. Aslında geleneklerimizin dine göre şekillenmesi gerekirken zaman içerisinde dini geleneklerimize göre şekillendirmeye başladık. İşte bu bağlamda da öncelik, cahiliye toplumlarında olduğu gibi kadını hor görmekle başladı. Biliyoruz ki Cahiliye döneminin ve daha doğrusu toplumlarının yegane kurbanı kadınlardır. Çünkü kadınlar fıtraten naiftirler . İşte bu naiflik ve korunma ihtiyacı kadının bir eksikliği olarak görülmüş, bu yüzden de kadın korkutularak, şiddet uygulanarak her işi yapabilecek bir köle haline getirilmiştir.

Cahiliye dönemindeki kadının konumu aslında bizlere çok büyük bir örnek olmaktadır. Bilim, sanat, astronomi ve mimari gibi alanlarda üstün olan bir toplumun Allah korkusu olmadığı için yaptığı birçok ‘pislik’, dönemin kadınlarını da fazlasıyla etkilemiştir. Kadınlar o dönemde alınıp satılan bir eşya, erkeğinin benliğiyle var olan kimliksiz bir obje ve hatta eşi öldükten sonra üzerinde birçok erkeğin söz sahibi olabildiği bir varlık olarak yaşamını sürdürmekteydi. En önemlisi ise kadının yaşama hakkı bile yoktu. Biliyorsunuz ki cahiliye döneminde yapılan en kötü ve akılsız işlerden birisi kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesiydi.Fakat İslam’ın gelmesiyle birlikte biz yeni bir toplum inşası ile karşı karşıya kalıyoruz. Ve bu yeni inşada İslam, kadının elinden tutuyor ve onu düşürüldüğü pislik çukurundan çıkartıp ayaklarının altına cenneti seriyor.

Kız çocuklarını diri diri gömen, erkek çocuk doğuramadığı için  toplumda aşağılanan kadın figüründen, 3 kız çocuğu yetiştirenin cennetle müjdelendiği, ayaklarının altına cennetin serildiği kadın figürüne…

Kadın, yaratılış itibariyle erkeğe göre ikinci derecede bir değere sahip değil, ilke olarak Allah insanların en değerlisini “Takvada en  üstün olandır.” şeklinde bizlere bildiriyor. Yani kadın ve erkekten biri diğerinden daha üstün veya  ikisi birbirine eşit tutulmak yerine birbirini tamamlayıcı olarak kabul edilmiştir. Bu ilim öğrenmede de geçerlidir ve hadiste de açıklanmıştır. “İlim öğrenmek kadın-erkek her Müslümana farzdır.”

“Kadın kısmına çok fazla yüz verilmez.” gibi bir düşünsel temelde ezilen, hakkı yenen, duygusal sömürüye hem psikolojik hem de fiziksel şiddete maruz kalan kadın sembolüyle karışı karşıyayız. Üstelik bu 20. Yüzyılın cahiliyesinde gerçekleşiyor.Fakat Efendimiz bu düşüncenin dini bir dayanağının olmadığını ve olamayacağını şu sözleriyle bizlere gösteriyor:

“ Kadınlara ancak kerim olanlar ikram ederler( değerli olanlar değer verirler); onlara kötülük edenler ise leim(kötü) kişilerdir.”
Fakat ne yazık ki bizim toplumumuzda da kadına yönelik gelenekten kaynaklanan ve sanki dini bir yaptırımmış gibi lanse edilen tutumlar söz konusu. Öncelikle bu gibi tutumların dinle bir alakası olmadığını anlamak ve anlatmak için dinimizi doğru bir kaynaktan tam öğrenip, hayatımıza uygulamamız gerekir. Biz, dinimizdeki yerimizi bilmediğimiz için, dinsiz toplumlarda eşitlik vaadiyle ortaya çıkan birçok ideolojik yapıya kolayca kanıp, tutunabiliyoruz ne yazık ki. Ve yine özgürleştiğimizi sanıp farklı yapıların kölesi haline dönüştürülüyoruz. En kötüsü de bunun farkında bile olmuyoruz.

Veda hutbesinde Efendimiz şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz! Onlar hakkında Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz.”

Selam ile.

Canan Karli Author
“Ey örtüsüne bürünen, kalk ve uyar!”
×
Canan Karli Author
“Ey örtüsüne bürünen, kalk ve uyar!”
Latest Posts