NELER YAZDIK?

Bir Spordan Fazlası: Okçuluk

Paylaşmak İsterseniz.

Osmanlı’da okçu olmak isteyen kişi önce boş yayı eline alır kaslarını güçlendirmek için boş boş çekerdi. Bu çekilen yayın ipine “çile” adı verilmekteydi. (“Çile çekmek” deyimi buradan gelmiştir.) Yeteri kadar çile çektikten sonra bir ustadan eğitim alarak ok atmaya başlardı. Bu durum hala devam etmektedir. Okçuluk eğitimine başlarken belli aşamaların ardından uzun bir süre yay, boş bir şekilde çekilmekte. Eylemin zorluğunun yanı sıra bu süreç oldukça uzun tutulmaktadır. “Çile” dediğimiz yapı oldukça sert ve özel malzemelerle üretilmektedir. Bu “çile çekme” aşamasının altında büyük hikmetler yatmakta… Eski Türkler’de ve Osmanlı’da okçulara “kemankeş” ismi verilmektedir. Bu aşama onların hem omuzlarını hem de hissiyatlarını geliştirmektedir.

Okçuluğun kişi üzerinde birçok katkısı vardır:

  • Beden terbiyesi veren bir spordur. Bu sporu yapan her insan kendi vücuduna hakim olmayı ve vücudunu nasıl kullanması gerektiğini iyi öğrenir.
  • Stresle baş etmemize yardımcı olur.
  • Adaptasyon ve motivasyonu güçlendirir. Dikkatli ve duyarlı olmayı sağlar.
  • Zorlukları yenmeyi öğretir.
  • Kişiye her zaman kendisini geliştirmeyi öğretir.
  • Kişinin kendi öz güvenini yükseltir ve ön plana çıkartır.
  • Sabretmeyi ve azimle çalışmayı öğretir.
  • Mücadele de süreklilik kazandırır.
  • Doğru nefes almayı sağlar; doğru nefes sayesinde de beynin verimli çalışmasını sağlar.
  • Vücuda uzun süreli dayanıklılık kazandırır.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
  • Vücut için önemli olan büyüme hormonunun düzenli üretilmesine ve bu hormonun tetiklenmesiyle devreye giren pek çok hormonun da üretilerek vücudun sağlıklı işlemesine yardımcı olur.
  • Kas ve kemik yapısının zayıflamasını ve hormon üretimine katkısıyla vücudun yaşlanmasını geciktirir.
  • Başarmak için ilk önce kendimizi aşmak gerektiğini öğretir. En iyi okçu kendisini yenendir.

Kendi tecrübemden de bahsetmem gerekirse, okçuluğa ilk başladığımda oldukça heyecanlı olmamın yanında bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. Özellikle yaya geçtiğimizde ve yay çekemediğimiz anları hiç unutamam. Çağımızda sıklıkla rastlanan duruş bozukluklarına da olumlu etkisine şahit olmuşumdur. Doğru nefes alıp verme, koordinasyon, dikkat arttırma gibi özellikleri de sağladığı katkılar arasındadır.

“Atıcılık, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e göre, daha çocukken öğrenilip ölünceye kadar kaybedilmemesi gereken bir maharettir. Boş kaldıkça can sıkıntısı ârız oldukça, biraz eğlenme ihtiyacı duyuldukça en meşru vakit değerlendirme vasıtasıdır.”

Bir rivayette:

“Sizden birinizi gam ve sıkıntı bastığı zaman, yayını kuşanıp, kederini onunla dağıtmadan başka yapacak bir şeyi yoktur.” demektedir.

Müslim de bir rivayetinde: “Sizden hiç kimse oklarıyla eğlenmekten geri durmasın.” der.

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), atıcılığı “düşmanın hezimeti” diye vasıflandırır ve “atıcılık, binicilikten daha mühimdir” diyerek diğer askerî oyunlar arasında en mümtaz makamı buna verir. Utbe İbnu Ebî Hakîm’in rivayetine göre, yanında ok atış vasıtası olan “yay” zikredilmesiyle, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şunu söyler:

Hiçbir silah, hayırda onu geçememiştir.”

Serahsî bu sözle, yayın cihad aletlerinin en kuvvetlisi olduğunu ifade ederek gazileri atış talimine teşvik ettiğini kaydeder.

Ashab’tan bir grubun eğlenmeye gittiği söylenince memnuniyetsizlik izhar ederken “atışa” gittiklerinin tasrihi üzerine, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in:

Atış eğlence değildir, atış eğlendiğiniz şeylerin en hayırlısıdır.” dediğine şâhit olmaktayız.

Bilindiği üzere, okçuluk çok eski zamanlara dayanmaktadır. Savaşlarda hepimizin duyduğu ve tarihte adından söz ettiren okçuları da bilmekteyiz. Örneğin Uhud Savaşı’nda “Okçular Tepesi”ni çok dinlemişizdir büyüklerimizden. Okçuluk, kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı olarak günümüze kadar gelmiştir.

Okçuluk üzerine daha detaylı ve uygulamaların yer aldığı TRT Belgesel tarafından hazırlanmış olan “Türk Okçuluğunun Serüveni” belgesel serisine bakabilirsiniz. Oldukça farklı deneylerle heyecanla izleyeceğiniz güzel ve faydalı bir projedir.

Bir öğretmen ödev vermezse olmaz değil mi? Merak edenler ve konu dikkatini çekenler “Kepaze olmak” deyiminin nasıl ortaya çıktığını bakabilir. Bir ipucu: yayı çekmeye başlamadan önce belli aşamalar var demiştim. Bizler çile çekmeye devam…

KAYNAKLAR:
http://www.vedaterbay.com/okculugun-faydalari.html
https://www.google.com.tr/amp/s/sorularlaislamiyet.com/peygamber-efendimizin-asm-yuzme-ok-atma-ata-binme-gibi-tavsiyeleri-nelerdir%3famp
Fen ilimlerine meraklı muallim, çoğu zamanda ilim talebesi
×
Fen ilimlerine meraklı muallim, çoğu zamanda ilim talebesi
Latest Posts