*NELER YAZDIK?

WhatsApp Değil Big Data

Paylaşmak İsterseniz.

WhatsApp uygulamasının gizlilik sözleşmesindeki değişimi ülkemizde de oldukça ses getirdi. Peki bu sözleşme ne demek istiyor ? Verilerimize zaten ulaşıyordu (ve paylaşıyordu) fakat artık bunu yapabilmek için yasal izin istiyor. Günümüzde sadece WhatsApp değil internet aracılığıyla hizmet (!) aldığımız tüm uygulamalar bilgilerimize ulaşabiliyor. Piyasada dolaşımda olan bu yığınla bilginin adı ise “big data” (büyük veri) olarak adlandırılıyor.

Big Data Nedir Ve Amaçları Nelerdir?

Bu büyük verinin anlamlı ve işlenebilir hale dönüştürülmesine big data demek daha doğru olur.Büyük veri sosyal medyanın artması ve kullanıcıların da çoğalmasıyla birlikte ucu bucağı olmayan ve de her geçen saniye boyutu gittikçe artan bir yığına dönüşür. Bunu kısaca şu şekilde de ifade edebiliriz: anlık olarak gezindiğiniz Facebook, İnstagram, Twitter, WhatsApp gibi sosyal medya araçlarınızdaki ve farklı internet ağlarındaki verilerin, yaptığınız alışverişin, okuduğunuz online kitapların, konum bilgilerinizin, düşünebileceğiniz her türlü sanal hareketinizin depolanması. Bunlar elbette örneklerdir çünkü bildiğiniz üzere günümüzde sayamayacağımız kadar çok internet dolaşımı var. Bir de farkettiniz mi konuştuğunuz ürünlerin reklamı hemen her sayfada artık karşınızda!

Günümüzde büyük veri, işletmeler için büyük bir fırsat şekline dönüştürüldü. Firmalar müşterilerini bu veriler sayesinde tanıyor. Eğer doğru analiz edilirse firmalar, müşteri taleplerini önceden görmüş oluyor. Reklamlar, kampanyalar vb. birçok işlem bu veriler sayesinde hazırlanıyor.

Sadece 1 dakikada Google’da 4.000.000 arama yapılıyor. Google bu aramaların hepsini, kim ne arama yaptı, hangi bölgeden hangi sıklıkla yaptı gibi verileri arka planda bünyesinde tutuyor.

Facebook’ta dakikada 2.460.000 içerik paylaşılıyor. Bunu sadece fotoğraf olarak düşünmeyin; o fotoğrafı kim paylaştı, fotoğrafta kim var, hangi tarihte nerede çekildi gibi bilgileri depolayarak bu verilerden gelir elde ediyor. Hatırlayacak olursanız, bahsettiğimiz bu çalışmalar geçtiğimiz yıllarda büyük bir ülkenin siyasi seçimini de etkilemişti.

Bir başka örnek, Netflix. Aslında 98-99 yılında kurulan platform, her ne kadar son yıllarda popüler olsa da piyasadaki yerini 2010 yılında aldı. Seneler sonra adını duyurmasının sebebi de yine verileri işlemesinin altında yatıyor. Başlangıçta veri odaklı bir çalışma politikası izledi. Yani kullanıcıların yorumlarını, izleme sürelerini, yayının kaç kere durdurulup hareket ettirildiğini, nelerin arandığını, izlenen cihazları, hangi ve ne tür projelerin tekrar izlendiğine varana kadar tüm bu verileri topladılar ve analiz yaptılar. Neticesinde de arz talep endeksi.

Arama motorlarının arananın tek kelime ile milyonlarca sayfa arasından, en doğru ve en hızlı veriyi sunması yine aynı şekilde arka taraftaki büyük verilerin anlamlı hale getirilmeleri ile sağlanmaktadır.

“Sağlık Kuruluşları; hastalarına yönelik bireysel ve kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri sağlayabilmek için, bireysel durumdaki verileri kendi sayısal ortamlarında depolamaktadırlar.

Bankalar, müşterileri ile ilgili sakladıkları bilgiler aracılığı ile kullanıcılarını tanıyan ve internet şubesinde o gün için hangi hizmeti aldığını bilen aynı zamanda ana sayfayı, menüleri en etkin hale getiren (kişiselleştirme uygulamaları), müşterilerine hatırlatmalar yapan, kişiselleştirilmiş arayüz deneyimi, zengin içerik ve sürekli hizmet sağlayan şube haline geldi.”

Gizlilik ve güvenliğin ne denli ileri düzeyde olduğu tartışma konusu. Şirketler ve devletler verilerimize ulaşıyor ve aslında günlük yaşantının tüm işlerinin sanal dünyadan yürüdüğü dijital çağda verilerimizle birlikte mahremiyetimizi de vermiş oluyoruz. Bu noktada dikkatli olmak gerekmekle birlikte artık hayatımızın bir parçası olma özelliğinden daha çok hayatımızın tamamına hükmeden sosyal medyada ne kadar dikkatli olabiliriz? Telefonumuza indirdiğimiz en basit uygulamalar bile en özel bilgilerimize erişirken bu güvenliği sağlamak nasıl mümkün olur? İnternet ve veriler konusunda dikkatli davranmak pek mümkün olmasa da farkında olmak oldukça mühim. Ne demişler:

“If you don’t pay the product you are the product!”

(Bir ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsiniz!)

Gulsah Tabak Author
Dava insanı. Vatan sevdalısı. Biraz mühendis cokça öğretmen.
×
Gulsah Tabak Author
Dava insanı. Vatan sevdalısı. Biraz mühendis cokça öğretmen.
Latest Posts