*NELER YAZDIK?

Selam Olsun Sancağı Namus Bilenlere

Paylaşmak İsterseniz.

15 Temmuz 2016.. 21.30..

Kışlalarda ve köprüde hareketlilik başladı. Boğaziçi Köprüsü kapatıldı.

Başbakan Binali Yıldırım’ın konvoyuna ateş açıldı. Atatürk Havalimanı, kuleye el konuldu.

TSK sitesinden yönetime el konulduğu ilan edildi.

Ankara Gölbaşı Polis hareket Merkezinden bomba sesi duyuldu. Taksim Meydanı trafiğe kapatıldı.

MİT Müsteşarlığına silahlı saldırı düzenlendi. Emniyet, polis teşkilatını göreve çağırdı.

TRT’ye baskın düzenlenip paçavra metin silah zoruyla okutuldu. Ankara’ya bomba yağdırıldı.

Tüm dünyadan, bürokratik dostlarımızdan(!) destek mesajları geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan milleti meydanlara çağırdı. Millet meydanlara indi, demokrasi nöbeti tuttu.

Asker halkın üstüne havadan karadan ateş açtı, tank sürdü. Millet pes etmedi, meydanları bırakmadı.

Salalar, dualar, tekbirler… Allahuekber !

Selam olsun!

Sancağı namus bilen, 15-16-17 yaşlarında şehit tahtına oturanlara, Üniversiteli gençleri gençliğinden utandıranlara,

65 yaşında şehadet şerbetini içenlere,

İmanını göğsüne siper, göğsünü vatana kalkan edenlere.

Selam olsun, şehit oldu zannedilip aylar sonra “vatan kurtuldu mu?” sorusuyla gözünü açanlara!

Selam olsun, “ben askere koşayım, onlar beni 3-5 kurşunla indirirken siz etraflarını kuşatın” diyen zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin gençliğe!

Ve selam olsun, Mahkeme-i Kübra’da helallik almak için ayaklarına kapanacağımız cümle şühedaya ve kahraman gazilerimize…

Selam olsun! Şanındır şehidim, sen hilale bak!

“Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?”

Askeri askere, askeri polise, halkı askere kırdıran,

Dün kontrollü darbeyi, bugün siyasi rant için şeref kisvesi altında kanlı darbe diye zikreden,

Marjinal örgütlerin gölgesinde, terör örgütünün çizgisinde, teröristlerle aynı noktada sabit kalıp yiğitler destan yazarken asker üniformasındaki hainlere şiddet algısı ile duyar kasan,

Onların olmayan şereflerine dahi sahip çıkmak için vatan nöbeti tutan polisine şerefsiz deme arsızlığında bulunan,

Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz, şahsi kinden vatanına düşman kesilen,

Güç olamayacağını bildiği halde mevcut gücü kırmak için takiyye yapıp ümmeti bölmekten imtina etmeyen,

Silahsız, mühimmatsız, komutansız, yalnızca elinde bayrak dilinde tekbirlerle tanka meydan okuyan binlerce vatan evladının karşısında tankla-tüfekle-fikirle saf tutan,

Milleti, milletinin değerlerini, inançlarını, fikirlerini hakir gören, Hakkı inkar, halkı tansif edenlere,

Yazıklar olsun!

“Başaramayacaksınız!

Bayrağımızı indiremeyeceksiniz! Ezanlarımızı susturamayacaksınız! Milletimizi bölemeyeceksiniz!

Bu ülkeye diz çöktüremeyeceksiniz!

Bu halka boyunduruk vuramayacaksınız!”

Dün, Sultan Abdülaziz’in bileklerini kestiklerinde yoktuk; Ulu Hakan Abdülhamit Han’ı türlü oyunlarla tahttan indirdiklerinde yoktuk; Vahdettin’i iftiralarla hain ilan ettiklerinde yoktuk; Menderes’i boynu bükük idam ettiklerinde yoktuk; Ayasofya’yı zincire vurduklarında yoktuk! Bugün varız, dimdik ayaktayız! Toplum olarak komada olsak da, birey olarak bilincimiz yerine geldi elhamdülillah! Vatan için, ümmet için, Allah ve Resulü için elini taşın altına koyan kim varsa arkasında değil aynı saftayız. Halimiz için kapıldığım her ümitsizlikte 15 Temmuz gecesini düşünür heyecanla gecemi aydınlatırdım, şimdi yepyeni umutlarımız dipdiri heyecanlarımız var: Ayasofya!

Bu ülke, bu kez ayağa kalkacak inşallah! Biz doğrulacağız Ümmet doğrulacak, biz ayağa kalkacağız Ümmet ayağa kalkacak. Ümmet şahlanacak ve

“Kör dünyanın göbeğine Hak yol İslam yazacağız!”

Gayret ve tevekkülün ayrılmaz bütünlüğüne inanan bir Hukukçu.
×
Gayret ve tevekkülün ayrılmaz bütünlüğüne inanan bir Hukukçu.
Latest Posts